|
Denizcilik denizde sefer yapma sanatı olarak veya gemi ve deniz
işleriyle ilgili meslek olarak bilinir. İlk insanlar su üzerinde bir
yerden başka bir yere gitmek için basit bir ağaç kütüğünden
yaralandılar. Ağaç kütüğünde dengeyi kuramadılar ve ağaç kütüklerini
yan yana bağlayarak ilk salı yaptılar. Böylece denizciliğin temeli
attılar. İnsan yapısı gereği denizde yaşayamadığı için, denizlere
açılmak insanoğlu için her zaman çok cazip gelmiştir. Gerek merak
duygusu gerekse de ticaret amacıyla önce yelkenle, kürekle daha
sonra gelişen teknoloji ile buharlı gemilerle denizcilik
ilerlemiştir. Günümüzde ise yüzlerce ton ağırlığındaki gemiler
kullanılmaktadır.
Yüzlerce metre ve tonlarca yük alabilen gemiler ile kıtalar arasında
yük taşımacılığı yapılmaktadır. Havadan taşınması mümkün olamayan
bir çok yük gemilerle taşınmaktadır. Dolayısıyla denizcilik
insanoğlu için vazgeçilmez bir unsurdur. Denizlere egemen olan
ülkeler , dünyaya egemendirler. Denizler ve okyanuslar dünyanın
dörtte üçüne sahip olduğu içinde göz ardı edilmemesi gerekir.
Ülkemizin de üç tarafı denizlerle çevrilidir ve 8337 kilometre
kıyı şeridimiz vardır. Bu rakam hiçde küçümsenecek bir rakam
değildir. Fakat denizciliğimiz yakın dönemde ve halen yanlış siyasi
politikalar izlendiğinden dolayı istediğimiz ölçüde
gelişememiştir. Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk'ün denizciliği, yelkenciliği ve deniz sevgisini
geliştirme çabalarını geriden takip etmekteyiz. 2008 yılı itibariyle
tersaneciliğimizin geliştiğini söylemek yanlış olamaz. 2007 yılında
sadece İstanbul / Tuzla'da bulunan 50'ye yakın tersanede yaklaşık
1,5 milyar dolarlık ihracat yapıldı. Sadece bu tersanelerde
50.000'den fazla işçi görev yapıyor. Lojistik deniz taşımacılığı
firmalarımız tüm dünya denizlerinde boy gösteriyor. Denizciliğimizin
önünün açık olması dileğiyle. |